Nedir.Org *
admin

Tartışma Çeşitleri Nedir

Bir grubu (veya çoğunluğu) ilgilendiren, daha önceden belirlenen bir konu hakkında farklı düşünceleri olan kişilerin konuyla ilgili görüşlerini açıklamak, konuyu (veya sorunu) çözmek, muhatabın zayıf yönlerini aramak amacıyla bir araya gelerek yaptıkları karşılıklı konuşmaya tartışma denir.

Tartışma Türleri

Tartışma çeşitleri 5 tanedir. Bunlar ;

Sempozyum

Bir konunun çeşitli yönleri üzerinde, aynı oturumda, konunun uzmanı değişik kimseler tarafından (çoğunlukla akademik konularda) yapılan seri konuşmalara bilgi şöleni (sempozyum) denir.

Bilgi şöleni, diğer konuşma türlerine göre daha ilmi ve ciddi bir sohbet havası içinde geçer. Konuşmacılar, konuyu kendi ilgi alanları açısından ele alırlar. Mesela, Yunus Emre konulu bir bilgi şöleninde konuşmacılardan biri onun yaşadığı dönemdeki siyasi gelişmeleri ele alırken; bir başkası Yunus Emre’nin şiirlerindeki insan sevgisinden bahsedebilir.

Bilgi şöleninde amaç, konuyu tartışmak değil, uzmanları tarafından olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirilerek konuya bir çözüm üretmektir. Konuşmaların sonunda oturum başkanı, konuyu özetler ve çıkan sonucu dinleyicilere aktarır.
Bilgi şölenini, oturum başkanı yönetir. Konuşmacı üyelerin sayısı üç ile altı arasında değişebilir.

Üyelerin konuşma süreleri genellikle beş dakikadan az, yirmi dakikadan çok olmaz. Bilgi şöleni, konunun önemine ve uzunluğuna göre oturumlar halinde, ayrı salonlarda birkaç gün boyunca da sürebilir. Bu nitelikteki konuşmalar genellikle akademik konularda olur.

Münazara

Birer cümle halinde ifade edilen bir tezle antitezin, iki grup arasında bir hakem heyeti (jüri) huzurunda tartışıldığı konuşmalara münazara denir. Tartışmalarda yarışma kaygısı olmadığı halde, münazaralar birer fikir ve söz yarışmasıdır.

Tartışmalar için geçerli olan kurallar, münazaralar için de geçerlidir.
Bir başkan yönetiminde, jüri önünde yapılan münazarada gruplardaki konuşmacı sayısı bir ile dört arasında değişebilir. Her grup kendi grup sözcüsünü (veya başkanını) önceden belirler. Münazaranın uygulanış şekilleri arasında küçük farklılıklar olmakla birlikte grup sözcüleri sırasıyla gruptaki arkadaşlarını tanıtırlar ve konuyu hangi yönlerden ele alacaklarını belirtirler. Daha sonra grup üyeleri konuşmalarını yapar. Son olarak sözcüler savunmalarını yaparak münazarayı bitirirler. Jüri, konuşmacıların hazırlıklarını, savunmalarını ve konuşmadaki başarılarını göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapar ve galip tarafı belirler. Münazaralar genellikle sınıf ortamında yapılan tartışmalardır.

 

Açık Oturum

Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun, uzmanlarınca bir başkan yönetiminde dinleyici grubu önünde tartışıldığı konuşmalara açık oturum denir. Açık oturum, büyük bir salonda dinleyiciler önünde yapılabileceği gibi stüdyoya davet edilen dinleyiciler önünde veya dinleyici grubu olmadan da radyoda ya da televizyonda yapılabilir.
Konuşmacı sayısının üç veya beş kişi olarak tespit edildiği açık oturumlarda başkan önce konuyu açıklar, sonra konuşmacıları tanıtır ve sırayla söz verir. Başkanın konu hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Başkan, sırasıyla ve dönüşümlü olarak konuşmacılara sorular yöneltir, gerektiğinde kısa bir değerlendirme yapar. Tartışma boyunca tarafsız olmak, konuşmacılara verilen süreyi dengeli bir şekilde ayarlamak, tartışma kurallarının dışına çıkılmasını engellemek başkanın görevleri arasındadır. Açık oturumun süresi konuya göre ayarlanmalıdır.
 

Panel

Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyiciler önünde, sohbet havası içinde, uzmanları tarafından tartışıldığı konuşmalara panel denir. Açık oturum ile panel özellikleri yönüyle birbirlerine çok benzerler. Hatta bazı kitaplarda panel ile açık oturum aynı konuşma türü olarak verilir. Arada sadece üslup farkı vardır.

Panelde amaç, bir konuda karara varmaktan ziyade sorunu çeşitli yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşlerle farklı anlayışları ortaya koymaktır.
Panelde de bir başkan bulunur. Konuşmacı sayısı 3 ile 6 arasında değişebilir. Konuşmacılar, uzmanı oldukları konunun ayrı birer yönünü ele alırlar. Konuşmalar, açık oturumda olduğu gibi başkanın verdiği sıraya ve süreye göre yapılır.
Panelin sonunda, dinleyiciler panel üyelerine soru sorabilirler. Tartışma dinleyicilere de geçerse o zaman tartışma, forum şekline dönüşür.

Forum

Bir başkanın yönetiminde, toplumu ilgilendiren bir konuda, farklı gruplardan oluşan dinleyicilerin söz sırası alarak konuşma kuralları içerisinde yaptıkları tartışmalara forum denir.

Forum, panelin devamında yapılacaksa başkan, panelin süresini bir saat; forumun süresini de yarım saat olarak sınırlayabilir. Bu durumda, panelden sonra forum yapılacağı konuşmalara başlanmadan duyurulmalıdır.

Forum, toplu tartışmaların başlı başına bir çeşidi sayılmamakla birlikte, dinleyicilerin konu üzerinde daha aktif ve farklı bakış açılarıyla düşünmelerini sağlar. Foruma davet edilen uzmanların görüşlerine de müracaat edilerek ortaya çıkabilecek yanlış anlayışların önüne geçilir.

Esasen forumda amaç belli kararlara varmak değil, konuyu değişik anlayışlarla, farklı boyutlarıyla ortaya koymaktır.

Forumda söz alan dinleyiciler, konuyla ilgisi olmayan özel sorunlarına değinmemelidir.
Sorular kısa, açık ve net olmalı, tartışma saygı kuralları içerisinde, kıncılıktan uzak, samimi bir hava içerisinde yapılmalı, tartışmadan beklenen amaca yardımcı olunmalıdır.

Tartışma Çeşitleri Resimleri

  • 6
    Tartışma Türleri 7 ay önce

    Tartışma Türleri

  • 6
    Sözlü anlatım türleri 7 ay önce

    Sözlü anlatım türleri

  • 2
    Tartışma Çeşitleri 8 ay önce

    Tartışma Çeşitleri

Tartışma Çeşitleri Sunumları

  • 6
    Önizleme: 7 ay önce

    Topluluk önünde yapılan konuşmalar sunusu

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    TÜRK DİLİ II11.KONUTOPLULIK ÖNÜNDE KONUŞMALAR

    2. Sayfa
    13. KONU: TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR13.1. HİTABET (SÖYLEV) Bir düşünceyi, bir topluluğa aşılamak için yapılan heyecanlı konuşmalara hitabet denir. Hitabet insanlık tarihinin en eski sanatıdır. Krallar, askerler, din adamları vb. tarafından çokça kullanılmıştır. Orhun Abideleri, Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku ve Gençliğe Hitabe, güzel hitabet örneklerimizdir. Örnek:TÜRK GENÇLİĞİNE BIRAKTIĞIM EMANET Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım. Efendiler, bu nutkumla, millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, 'Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    3. Sayfa
    Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! M. Kemal ATATÜRK13.2. MÜLAKAT ve RÖPORTAJ Bir olayı, bir konuyu, bir eşyayı veya bir kuruluşu çeşitli açılardan tanıtmak amacıyla dergi, gazete, radyo ve televizyon gibi yayın organları için hazırlanır. Röportaj ile mülâkat arasında fark vardır. Mülâkat, alanında otorite olan bir kişiyi veya onun görüşlerini topluma tanıtmak için yapılır. Mülâkatın merkezi o kişi veya görüşleri olur. Röportaj ise; herhangi bir konunun, olayın ele alınıp işlendiği gazete ve dergi yazılarıdır. Röportaj yapan kişi konuyla ilgili geniş araştırma yapmalı, konuyu tarafsız olarak aktarmalıdır. Röportaj ile haberi de karıştırmamak gerekir. Röportaj, haberin belgesel duruma getirilmiş biçimidir. Röportaj televizyon veya radyo yayınlarında sözlü olarak da yapılabilmektedir.13.3. AÇIK OTURUM Toplumu ilgilendiren bir konuda, farklı alandan, değişik düşünce ve tecrübelere sahip kişilerin yaptığı konuşmalara, tartışmalara açık oturum denir. Açık oturumda bir başkan ve konuşmacılar olur. Bir topluluk önünde veya radyo ve televizyonda yapılır. Açık oturumun amacı, bir konuda bir topluluğu veya toplumu bilgilendirmek, aydınlatmaktır. Açık oturum, başkanın, konuyu ve konuşmacıları tanıttığı bir konuşma ile başlar. Daha sonra konuşmacılar kendilerine verilen süreler içerisinde görüşlerini açıklarlar. HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    4. Sayfa
    13.4.MÜNAZARA (TARTIŞMA) Birbirine zıt iki düşünceyi savunan grupların dinleyiciler önünde tartışmasına "Münazara" denir. Münazarada iki grup yarışır. Amaç yenmek veya yenilmek değil, doğruyu bulmaya çalışmaktır. Konuşmacılar birbirlerinin düşüncelerini çürüterek kendi düşüncelerinin doğruluğunu ispatlamaya çalışırlar. Münazarada güzel ve etkili konuşan, düşüncelerini iyi savunan kazanır. Münazara bir topluluk karşısında yapılan bir tartışma biçimidir. Münazarada konusunu iyi savunan grubu jüri üyeleri belirler.13.5. PANEL Toplumu ilgilendiren bir konu üzerine, uzmanların görüşlerini aktardıkları konuşmalardır. Konuşmacı sayısı fazla değildir. Konuşmacılar uzman oldukları bir konunun farklı bir yönünü alarak genişletirler. Böylece topluluk veya toplum da o konu hakkında bilgilenmiş olur. Panelde de konuşmacılar yanında başkan bulunur. Paneldeki konuşmalar sohbet havası içinde geçer. Panelin süresi fazla uzun değildir. 13.6. FORUM Panelin sonunda dinleyicilere de konu hakkındaki görüş ve düşüncelerini açıklama fırsatı verilirse buna forum denir. Bu yönüyle forum, panelin devamı niteliğindedir. 13.7. SEMPOZYUM (BİLGİ ŞÖLENİ) Sempozyum, bilim adamlarının belli konular üzerinde toplanıp konuşmaları ve tartışmalarıdır. Sempozyumda dinleyiciler de bulunabilir. Fakat sempozyum dinleyiciler için değildir; bilim adamlarının görüş alış verişini sağlamak içindir. 13.8. SEMİNER Kelime olarak, fidan yetiştirmek, tohum yetiştirmek gibi anlamlara gelen seminer, “insan yetiştirme”, “geliştirme” anlamı kazanmıştır. Öğrencilerin ve herhangi bir mesleğe yeni başlayan kişilerin yetiştirilmesi demektir. Yine kişilerin çeşitli kaynakları araştırarak topladığı bilgileri bir bütün halinde anlatmasına da seminer denilir. HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    5. Sayfa
    13.9. KONFERANS Sahasında uzman bir kişi tarafından, bir topluluğa, önceden belirlenmiş herhangi bir konuda yapılan konuşmadır. Konferansta popüler bir konu veya güncel bir sorun ele alınır. Konferansın hitabetten farkı dinleyicileri heyecanlandırıp bir konuda onları ikna etmeyi değil, bilgilendirmeyi hedef almasıdır. Konferansın süresi yaklaşık bir saattir. Daha uzun sürerse dinleyicilerin dikkati dağılır. Bu yüzden süreyi fazla uzatmamak gerekir. Latince kökenli olan Konferans dilimizde başlıca iki kavramı karşılamaktadır. Milletler arası bir sorunu çözmek için yapılan siyasi toplantı. Lozan Konferansı, Silahsızlanma Konferansı.... Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat gibi konularda bilgi vermek için yapılan konuşma anlamındadır Bizim konumuz bir dinleyici topluluğuna bilgi vermek amacıyla yapılan konuşmadır. Konferans planı şöyle belirtilir: • Hitap cümlesi • Konunun sunuluşu • Konferansın amacı • Konunun açılması ve anlatılması • Sonuç • Sorular ve cevaplar.Konferans verilirken uyulması gereken ilkeler:• Daha önce hazırlanmış olan konferans metni, konferansçının yanında bulunmalıdır. • Bu metin okunmayıp anlatılmalıdır. Konferans metnini anlatabilmek için daha önceden hazırlanmak ve tekrar tekrar okumak gerekir.• Kelime seçimine özen gösterilmelidir. Yabancı kaynaklı kelimelerden sakınılmalıdır. Aksi halde, dinleyiciler, konferansçıyı anlamakta güçlük çekebilirler.• Kısa ve açık cümlelerle konuşulmalıdır.• Teknik sözcüklere çok yer verilmemelidir.• Özellikle anlamı herkesçe bilinmeyen terimleri kullanmamak gerekir.• Vurgu ve tonlamalardan yararlanılmalıdır.• Dinleyicilere bakarak konuşulmalıdır. Ancak konuşurken hep aynı kişilere ve gruplara bakılmamalıdır.HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    6. Sayfa
    Örnek:HAYATTA BAŞARININ YOLLARI Sayın Dinleyicilerim, Hayatta yalnız kendi çalışması, kendi ehliyeti, kendi bilgisi ile alın teri dökerek kazanılan ve başkasını zarara sokmayan başarı meşrudur. Para çalmak, hile yapmak, adam dolandırmak, birinin ayağını kaydırıp yerini kapmaktan; sırtında yumurta satmak, yapılara taş taşımak, fabrikalara işçi olmak, kundura boyacılığı ederek namusu ile hayatını kazanmak daha iyidir. Hayatta muvaffak olmak için himayenin, paranın ve şansın yardımını gerekli sayanlar vardır. Hattâ, sadece şans olduktan sonra hepsi olur diyenler vardır.İnsanları, bir kısmı gayet çalışkan, bir kısmı da son derece tembel olmak üzere iki zümreye ayırsak, şansın, çalışkanlar tarafında olacağına şüphe etmemek lâzımdır. Birkaç tembelin, tesadüfün yardımı ile hayatta yer tutması, cemiyette mevki kazanması, umumi kaideyi bozmaz. Hayatta genel olarak muvaffak olanlar, para değil, azim ve ceht sahibi olanlardır. Bundan on sene evvel okuduğum, Amerika’da geçen bir olay beni çok düşündürmüştü. Size de anlatayım: Kolombiya Üniversitesinin Makine Mühendisi şubesini henüz bitirmiş dört arkadaş, yıkanmak üzere şehrin hamamlarından birine giderler. Hamamın büyük havuzunda yüzüp şakalaşırken içlerinden biri: - Benim aklıma bir şey geldi. Çok orijinal bir fikir, bakınız söyleyeyim. İçimizden biri, kim kendine güvenirse, burada çırılçıplak kalsın ve hayat mücadelesine öyle başlasın. Eğer bundan bir sene sonra hayatını kazanmağa ve üç yüz dolar da ekonomi yapmağa muvaffak olursa, diğer üç arkadaş ona bin dolar versin! Bu teklif karşısında ötekiler biraz düşündüler, sonra içlerinden en genç olanı haykırdı: - Ben bu teklifi kabul ediyorum, hemen mukaveleyi yapınız! Notere tasdik ettirin, bana da getirin, imza atayım, der.Üç arkadaş biçarenin elbiselerini bir paket yaparak onu orada Hazreti Âdem kıyafetinde bırakıp giderler.HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    7. Sayfa
    Genç, bir müddet düşünür. Bu kıyafetle sokağa çıksa polis tevkif eder. Ne yapsın? Hamam sahibine işi anlatır, böyle iddiaya giriştiğini söyler ve kendisine bir ay zarfında parası ödenmek üzere bir mayo, bir kutu boya, iki fırça tedarik etmesini rica eder ve hemen o gün hamama girip çıkanların kunduralarını boyamaya başlar. O kadar güzel, o kadar mahirane boyar ki, yalnız müşteriler değil, bütün hamamda çalışanlar, fotinlerini iskarpinlerini ona boyatırlar. Bir ay zarfında hem borcunu öder, hem sırtına bir gömlek, ayağına bir pantolon ve bir çift iskarpin almağa muvaffak olur. Oradan transatlantik kumpanyasına koşar.Kolombiya Üniversitesinin Makine Mühendisi Şubesinden mezun olduğunu ve İngiltere’ye işleyen vapurlarda bir makinistlik istediğini, yoksa üçüncü sınıf ateşçiliğine bile razı olduğunu söyler. Sağlam vücutlu, iri yapılı gencin sözleri direktörü müteessir ederse de, ateşçilikten başka yer olmadığını, o işin de çok zor olduğunu, her seferde büyük kazanların karşısında en az on kilo zayıflayacağını önceden haber verir. Genç razı olur. New-York’tan büyük vapura kendini atar. Üç dört gün içinde kömürü maharetle ocağa atması sayesinde ateşin gayet iyi tavlanması baş ateşçinin dikkatini çeker. Bir dakika boş durmayan genç vakit buldukça makine dairesine gider, yağlanması, temizlenmesi gereken boruları, vidaları elden geçirir. Londra’dan dönüşte baş makinist, bu çalışkan genci yanına alır ve dördüncü sefere ikinci makinist olarak bir tüccar postasına yerleştirir. Selim Sırrı TARCAN13.10. KONGRE Konusunda uzman olan kişilerin bir araya gelerek çeşitli konuları toplu olarak görüşmelerine ve karar almalarına kongre denir. Kararlar yazılı metin haline getirilir. İki çeşit kongre vardır:• Bilimsel Kongre(Tıp kongresi, İktisat Kongresi…)• Siyasi Kongre( Siyasi parti ve teşkilatlarının kongreleri)13.11. BRİFİNG Bir kurum yetkilisinin , amirlerine kurumla ilgili bilgileri kısa ve anlaşılır bir şekilde takdim etmesine brifing denir. Ayrıca anlatılanlar yazılı olarak dosya şeklinde de sunulabilir.. Brifing zamandan tasarruf amacıyla yapılır. Alt kademedeki kurum yetkilisi kurumla ilgili bilgileri özlü bir şekilde amirine aktarır. Bilgiler kısa zamanda, öz olarak sunulacağı için çok iyi bir hazırlık gerektirir.HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    8. Sayfa
    Bölüm (Hafta) Özeti_1 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALARHİTABET (SÖYLEV): Bir düşünceyi, bir topluluğa aşılamak için yapılan heyecanlı konuşmalara hitabet denir. Hitabet insanlık tarihinin en eski sanatıdır. Krallar, askerler, din adamları vb. tarafından çokça kullanılmıştır. (Orhun Abideleri, Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku) MÜLAKAT ve RÖPORTAJ: Bir olayı, bir konuyu, bir eşyayı veya bir kuruluşu çeşitli açılardan tanıtmak amacıyla dergi, gazete, radyo ve televizyon gibi yayın organları için hazırlanır. Röportaj ile mülâkat arasında fark vardır. Mülâkat, alanında otorite olan bir kişiyi veya onun görüşlerini topluma tanıtmak için yapılır. Mülâkatın merkezi o kişi veya görüşleri olur. Röportaj ise; herhangi bir konunun, olayın ele alınıp işlendiği gazete ve dergi yazılarıdır.AÇIK OTURUM: Toplumu ilgilendiren bir konuda, farklı alandan, değişik düşünce ve tecrübelere sahip kişilerin yaptığı konuşmalara, tartışmalara açık oturum denir. MÜNAZARA (TARTIŞMA): Birbirine zıt iki düşünceyi savunan grupların dinleyiciler önünde tartışmasına "Münazara" denir. Münazarada iki grup yarışır. Amaç yenmek veya yenilmek değil, doğruyu bulmaya çalışmaktır. PANEL: Toplumu ilgilendiren bir konu üzerine, uzmanların görüşlerini aktardıkları konuşmalardır. Konuşmacı sayısı fazla değildir. Konuşmacılar uzman oldukları bir konunun farklı bir yönünü alarak genişletirler. FORUM Panelin sonunda dinleyicilere de konu hakkındaki görüş ve düşüncelerini açıklama fırsatı verilirse buna forum denir. Bu yönüyle forum, panelin devamı niteliğindedir. HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    9. Sayfa
    Bölüm (Hafta) Özeti_2SEMPOZYUM (BİLGİ ŞÖLENİ) : Sempozyum, bilim adamlarının belli konular üzerinde toplanıp konuşmaları ve tartışmalarıdır. Sempozyumda dinleyiciler de bulunabilir. Fakat sempozyum dinleyiciler için değildir; bilim adamlarının görüş alış verişini sağlamak içindir. SEMİNER: Kelime olarak, fidan yetiştirmek, tohum yetiştirmek gibi anlamlara gelen seminer, “insan yetiştirme”, “geliştirme” anlamı kazanmıştır. KONFERANS: Sahasında uzman bir kişi tarafından, bir topluluğa, önceden belirlenmiş herhangi bir konuda yapılan konuşmadır.KONGRE : Konusunda uzman olan kişilerin bir araya gelerek çeşitli konuları toplu olarak görüşmelerine ve karar almalarına kongre denir. Kararlar yazılı metin haline getirilir. İki çeşit kongre vardır: • Bilimsel Kongre, • Siyasi Kongre BRİFİNG: Bir kurum yetkilisinin , amirlerine kurumla ilgili bilgileri kısa ve anlaşılır bir şekilde takdim etmesine brifing denir. Ayrıca anlatılanlar yazılı olarak dosya şeklinde de sunulabilir..HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

    10. Sayfa
    Kaynaklar1. SARI, Mehmet, Türk Dili I-II, Okutman Yayıncılık, Ankara 2011.2. GÜLSEVİN, Gürer vd., Türk Dili I-II, Afyon Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı Yayını, Afyonkarahisar, 2008.3. Türk Dil Kurumu, Yazım Kılavuzu, Ankara,2009.4. Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, Ankara, 20115. Türk Dil Kurumu, Yabancı Kelimelere Karşılıklar, Ankara, 1998.HAFTAİÇERİK13 TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMALAR 1. Hitabet (Söylev) 2. Mülakat Ve Röportaj 3. Açık Oturum 4. Münazara (Tartışma) 5. Panel 6. Forum 7. Sempozyum (Bilgi Şöleni) 8. Seminer 9. Konferans 10. Kongre 11. Brifing

  • 1
    Önizleme: 7 ay önce

    Sözlü iletişim türleri sunusu

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    SÖZLÜ İLETİŞİM TÜRLERİSÖYLEVKONFERANS TARTIŞMA MÜNAZARAAÇIK OTURUMRÖPORTAJ VE MÜLAKATPANELFORUMSEMİNERKONGREGENEL KURULTEBLİĞ

    2. Sayfa
    SöylevDinleyicilere belli bir fikri, bir duyguyu aşılamak için söylenen uzunca sözlere denir. Nutuk aynı anlamdadır. Söylevin insanlar üzerinde etkisi büyüktür. Sönmüş heyecanları diriltir; yenilmiş orduları zafere ulaştırır; kaybedilmiş davaları kazandırır; halk topluluklarına ülküler aşılar, görüşleri aydınlatır. Söylev; heyecanlandırarak bir fikri aşılamaktır.

    3. Sayfa
    SöylevSöylevlerin konuları, çoğunlukla; toplumsal fikirler, toplumsal ve ulusal davalardır. Törenlerde, ulusal günlerde, yıldönümlerinde, mitinglerde toplanan geniş halk kitlelerine heyecan vermek, genel fikirleri anlatmak gayesiyle hitap etmek yahut Meclis kürsüsünden siyasal ve ulusal davaları savunmak da söylevin niteliklerindendir.

    4. Sayfa
    Söylev Planı İyi, canlı bir giriş; İleri sürülen, çözülmek istenilen sorunun açıklanması; Konunun iyice düzenlenmesi; Sözde ileri sürülen olayın ilgi çekici hikayesi; Kanıtlama, doğrulama, tanıtma; Öze aykırı fikirlerin çürütülmesi; Sonuç

    5. Sayfa
    Söylev Söylevin giriş bölümü kısa olmalı; konunun ruhuna birkaç kelimeyle geçilmelidir. Söze, bir soru sormakla, bir şey göstermekle, bir meşhur sözle, tasvirle başlanabilir. Bazı hatipler söze mizahla başlamayı uygun bulurlar; fakat bu ustalık isteyen bir başlangıçtır. Herkes istenilen etkiyi yaratamaz, Söze özür dileyerek başlamak doğru değildir

    6. Sayfa
    Söylev Söylevde en önemli, en can alıcı nokta, sonsöz sayılır. En son söylenen sözler, dinleyicilerin kulaklarında çınlayan, en çok hatırlanacak olan kelimelerdir. İyi bir söylev zayıf bir bitişle kuvvetini kaybeder. Söylevin sonuna yaklaştığınızı anlayan dinleyicilerde canlanmış bir ilgi baş gösterir. İşte o zaman söylev, kuvvetli ve heyecanlı sözlerle son bulmalıdır. Bir şiirle, bir hikaye, bir fıkra ile veya söylevi özetleyerek bitirmek iyidir. İyi bir söylevin ilk niteliği; açıklık ve bütünlüktür.

    7. Sayfa
    SöylevÖnemli fikirler, dinleyicilere belli etmeden tekrarlanmalı, bunlar kuvvetli örneklerle, kişisel ve toplumsal olaylarla desteklenmelidir. Söylevin arasına dinleyicinin dikkatini uyanık tutacak sözler ustalıkla yerleştirilmelidir.Söylevi bitirmek çok önemlidir. Söze son vermeden önce, konu özetlenmeli, en son söylenen sözün, en çok hatırlanacak bir söz olmasına dikkat edilmelidir. “Sözlerim bu kadardır” diyerek bitirmek, söylevin etkisini bir anda sıfıra indirir. Söze son vermeli, fakat bittiğinden bahsetmemelidir.

    8. Sayfa
    Konferans Bilim iddiası taşıyan konuşma, bilginlerin, fen adamlarının, sanatçıların, bir konu hakkında derin bilgisi, görüşleri olan kimselerin özel toplantılarda, radyoda, dinleyicilerine karşı bir konu üzerinde düşüncelerin, bilgilerini açıklama, öğretmek gayesiyle söylenen sözlerdir. Halka bir konuyu aydınlatmak, öğretmek gayesini güttüğü için, öğretici edebiyata girer. Konferans verene konferansçı adı verilir. Konferansçı, istediği konuyu anlatabilir.

    9. Sayfa
    KonferansBilimsel bir düşünceyi, akademik bir konuyu, orijinal bir görüşü anlatmak, bir tezi savunmak konferansın en belirli gayesidir. Bunun için, konferansın dinleyicileri az çok okumuş, aydın kimseler olmalıdır ki, istenilen fayda sağlanabilsin. Çünkü konferans; dinleyicilerin duygularından, gönüllerinden çok düşüncelerine hitap eder. Konferanslar tartışmalı ve tartışmasız olmak üzere ikiye ayrılabilir.Konferanslar; çoğun, bir kalabalığa sanat, teknik, fikir, duygu öğeleriyle ilgili konuları açıklar. Her çeşit söz türlerinde olduğu gibi konferansta konunun ilgi çekici olması, birlik, açıklık, ses, güzel Türkçe, dinleyenlerin sabır dereceleri dikkat edilecek temel kurallardır.

    10. Sayfa
    KonferansKonferanslarda; konu dağıtılmamalı, sözler kolaylıkla anlaşılmalı; dinleyicilerin yaşları, anlayış dereceleri gözönünde bulundurulmalı; konuşmaya başlarken, konuşurken, ne yavaş konuşmalı; keskin sesler çıkarmamalı; fazla, el, kol, yüz, göz işaretlerinden kaçınmalı; cümleler dilbilgisi kurallarına uygun olmalı; konferansların en çok bir buçuk saat olabileceği düşünülmelidir.

    11. Sayfa
    Konferans PlanıKonferansın gayesi; Konunun kısa bir özeti; Sorulabilir suallerin cevapları;Sonuca götüren notlar. Bunlardan başka, konferansın giriş, gelişme ve sonuç bölümleri üzerinde iyice düşünmek gelir

    12. Sayfa
    TartışmaBir konu üzerinde karşılıklı olarak lehte ve aleyhte fikir yürütmek; bir fikre karşı olan fikri savunma hali; karşı karşıya durum alıp zayıf tarafları aramadır. Münakaşa aynı anlama gelir

    13. Sayfa
    TartışmaTartışırken, konuşurken, birbirimiz daha yakından tanımak fırsatını buluruz. Konuşarak birbirimi etkiler, sorulara çözüm yolları bulabilir. Ortaklaşa sorular üzerinde fikirlerin özgürce söylendiği, çeşitli görüşlerin arandığı, tartışıldığı grup kararlarına uyulduğu yerde demokrasi kurulup yaşayabilir.

    14. Sayfa
    Tartışma“Benim inancıma göre...”, “Bana öyle geliyor ki...”, “Siz ne dersiniz?” gibi sözlerle dile gelen, fikirlere karşı saygı, hoşgörülük anlayışı bulunan toplumlarda demokratik hayat kendini gösterebilir.Fikre karşı fikirle yapılan tartışmalar, iyi niyet sınırları aşmazsa birçok faydalı gerçekleri ortaya çıkarır.

    15. Sayfa
    MünazaraKonuşma kurallarına uygun bir şekilde karşılıklı konuşma, tartışmadır. Aytışma da denilir. Karşılıklı olarak, birkaç kişinin, bir meselenin lehinde ve aleyhinde fikir ileri sürmelerine, tartışmalarına münazara adı verilir.

    16. Sayfa
    MünazaraMünazara; birer cümle halinde ifade edilen bir tezle antitezin, iki ekip, yani iki taraf arasında ve bir hakem kurulu huzurunda tartışılmasıdır. Tartışmalarda yarışma kaygısı olmadığı halde, münazaralar birer fikir ve söz yarışmasıdır.

    17. Sayfa
    Açık oturumTeknik açıdan bakıldığı zaman, panel, sempozyum ve münazara karışımı bir tartışma çeşidi olarak gözükmektedir. Çok defa sonucu bir forumla bağlanmakta olan açık oturumlarda, konu olarak, geniş halk kitlelerini ilgilendiren meseleler seçilmekte; bunun için de tanınmış kimselerin çağırılmasına dikkat edilmektedir.

    18. Sayfa
    Açık oturum Açık oturumların başarılı sonuçlanması için: Geniş bir salon seçilmeli, kalabalık dinleyici aranmalı,Konu daha önceden tespit edilmeli, açık oturum sırasında tartışmaların verimli tarzda yürümesine gayret gösterilmeli,Konuşmaların sayısı çok olmamalı,Konuşanlar uzun açıklamalar girişmekten sakınmalı,Tartışmalar dinleyicilerin sabırlarını taşıracak kadar uzun süre devam etmemelidir.

    19. Sayfa
    PanelBir konunun dinleyiciler önünde, sohbet havası içerisinde birkaç kişi tarafından tartışılması panel dir. Gaye karara varmaktan çok, bir meseleyi çeşitli yönleriyle aydınlatmak, çeşitli görüşleri, eğilimleri ortaya çıkarmaktır. Panel tartışmalarının faydalı olabilmesi için, tartışanların sayısı 3 – 6 arasında olmalıdır.

    20. Sayfa
    PanelPanel tartışmalarında bir başkan ile üyeler bulunur. Panel üyeleri, ortada başkan olmak üzere bir masanın çevresinde hem birbirlerini, hem de dinleyicileri görebilecek biçimde oturtulmalıdır. Bu tartışmalar, genel olarak, küçük bir salonda mikrofonsuz yapılır

    21. Sayfa
    PanelPanelin sonunda, dinleyiciler, panel üyelerine soru sorabilirler. İleri sürülen görüşler üzerinde kısaca fikirler açıklanır. Tartışma dinleyicilere de geçerse, o zaman tartışma forum adını alır. Panelden önce, panel başkan ve üyeleri tartışmanın konu ve sınırları üzerinde hazırlıklı bulunmalı, tartışma planında izlenecek yol bilinmelidir

    22. Sayfa
    SempozyumBir konunun çeşitli yönleri üzerinde, aynı oturumda, değişik kimseler tarafından yapılan seri konuşmalar sempozyum adını alır. Bir sempozyumda en az üç, en çok da altı konuşma yapılır. Her konuşma 5 – 20 dakika sürer. Sempozyum sonunda forum olacaksa, konuşmaların toplamı bir saati geçmemelidir

    23. Sayfa
    SempozyumSempozyumda ele alınan konu, değişik iş kollarındaki kimseler tarafından incelenir. Örneğin; eğitim konusu ele alındığı zaman, doktor, sosyolog, psikolog, eğitimci, gazeteci ve ana baba gözü ile dinleyicilere açıklanır. Sempozyumda her görüş, hem ayrı bir konuşma hem diğer konuşmaları tamamlayan bir nitelik taşımalıdır

    24. Sayfa
    ForumToplum tartışmalarında forum, başlı başına bir tartışma çeşidi sayılamaz. Dinleyicilerin konu üzerinde daha aktif düşünmelerini sağlar; konu üzerinde bilgisi, deneyi bulunan dinleyicilere söz hakkı veriri; forumdan önce belirebilecek yanlış görüşlerin önüne geçer.

    25. Sayfa
    Seminer Eğitim amacına yönelik toplantılardır. Seminer verecek kişiler konusunda uzman olmaları gerekir. Seminerin amacı genellikler bir soruna çözüm getirmek veya çözüm yollarını gösterip son kararı dinleyicilere bırakmaktır.

    26. Sayfa
    Kongre Bir çok konuşmacı tarafından dinleyicilere bildiriler sunarak gerçekleştirilir. Kongreler konularına göre çeşitli sponsorlar tarafından desteklenmektedir. Kongreler genellikle birkaç güne yayılmışlardır. Bildiri sunumları ile beraber çeşitli destekleyici örneklere de başvurabilirler.

    27. Sayfa
    Genel Kurul Dernek veya şirket gibi kurumların yasal olarak belirli aralıklarla düzenledikleri toplantılardır. Yasal zorunluluk bulunması ve toplantılarda komiser adı verilen bir devlet yetkilisinin bulunma zorunluluğunu vardır. Üye olan herkes katılabilir. Genel kurulların sonunda genellikle gündem de olan maddeler hususunda üyelerin oyları ile kararlar alınır.

    28. Sayfa
    Tebliğ Araştırılmış ve neticelenmiş olan ilmi konulardaki çalışmaların ilgili çevrelere aktarılmasıdır. Tebliği sunan kişi ortaya çıkarmış olduğu yeniliği ispat etmek ve karşısındaki topluluğa bunu benimsetmek durumundadır. Sunulan konu tartışmaya açıktır. Konunun ilgilileri soru sorarak yada ilave görüşler sunarak tartışmaya katılabilirler. Tebliğ ile konferans arasında benzer ve ayrışan yönler vardır. Tebliğ sunan kişi ihtisas sahibidir. Tebliğ bilimsel bir ortamda yapılır.

Tartışma Çeşitleri Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Tartışma Çeşitleri Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz